ikivadi cevizciliğin hikayesi

2020 Babamın son hasadı

Her şey, 1997'de bir babanın, çocuklarına miras bırakmak istediği, toprağa dayalı, güvenilir bir gelecek yatırımı olarak başladı.

Başlangıçta 17.000 kök süs bitkisiyle yeşeren bu arazi, on yıl sonra, ailenin "B planını" hayatın "A planı" haline getirecek büyük bir değişime sahne oldu: Ceviz.

İstanbul'un yoğun temposundan bir nefes, bir güvence arayışıyla ceviz yetiştiriciliğine karar verdik. Ceviz, zahmetinin az olması ve uzun süre depolanabilme özelliğiyle bize esneklik sunuyor diye düşünüyorduk.

Ancak, 2007'de mevcut ağaçlarımızı, o zamanlar nadir bulunan ve yüksek verimli Chandler gibi Amerikan çeşitleriyle aşılayıp, 2008'de ilk fidanlarımızı diktiğimizde, önümüzde yepyeni ve upuzun bir öğrenme yolu olduğunu sonradan fark ettik.

Bir Aile Emeği, Bir Paylaşma Hikâyesi

Türkiye'de ticari ceviz bahçeciliği henüz yeniydi ve yol gösteren kaynaklar kısıtlıydı. Biz bu kısıtlılık içinde yıllarca süren bir "deneme-yanılma" sürecine girdik.

  • Ürün ve Zaman Kaybı: Yaptığımız hatalar, yanlış uygulamalar ve eksik bilgiler yüzünden hem ürün hem de ağaç kayıpları yaşadık, yıllarımızı harcadık.
  • Sürekli Öğrenme: Ancak biz durmadık. Her kayıp bize ders oldu. Bu 8 dekarlık küçük girişim, zamanla 40 dekarlık güçlü bir bahçeye dönüştü. Hatta doğruyu bulmak için zaman zaman küçülerek, hatalı kısımları sil baştan yapma cesaretini gösterdik.

Covid-19 salgını ve ailemizdeki kayıplarla birlikte, toprağın gücüne olan inancımız pekişti ve bu işi tüm kalbimizle sahiplendik.

Artık tarım sadece bir yatırım değil, yaşama ve paylaşma felsefemiz oldu.

Müşterimize Sunduğumuz Değer: Tecrübe

Tüm bu meşakkatli serüvenin sonunda bizim 25 yılı aşkın sürede, kayıp ve hatalarla ödediğimiz bedelin karşılığı olan, kanıtlanmış bilgeliği ve en kaliteli ürünü alıyorsunuz.

Bahçemizden çıkan her ceviz, sadece bir meyve değil; yıllarca süren azmin, sürekli öğrenmenin ve doğruyu bulma kararlılığının bir sonucudur.