ikivadi cevizciliğin hikayesi
Her şey, 1997'de bir babanın, çocuklarına miras bırakmak istediği, toprağa dayalı, güvenilir bir gelecek yatırımı olarak başladı.
Başlangıçta 17.000 kök süs bitkisiyle yeşeren bu arazi, on yıl sonra, ailenin "B planını" hayatın "A planı" haline getirecek büyük bir değişime sahne oldu: Ceviz.
İstanbul'un yoğun temposundan bir nefes, bir güvence arayışıyla ceviz yetiştiriciliğine karar verdik. Ceviz, zahmetinin az olması ve uzun süre depolanabilme özelliğiyle bize esneklik sunuyor diye düşünüyorduk.
Ancak, 2007'de mevcut ağaçlarımızı, o zamanlar nadir bulunan ve yüksek verimli Chandler gibi Amerikan çeşitleriyle aşılayıp, 2008'de ilk fidanlarımızı diktiğimizde, önümüzde yepyeni ve upuzun bir öğrenme yolu olduğunu sonradan fark ettik.
Türkiye'de ticari ceviz bahçeciliği henüz yeniydi ve yol gösteren kaynaklar kısıtlıydı. Biz bu kısıtlılık içinde yıllarca süren bir "deneme-yanılma" sürecine girdik.
Covid-19 salgını ve ailemizdeki kayıplarla birlikte, toprağın gücüne olan inancımız pekişti ve bu işi tüm kalbimizle sahiplendik.
Artık tarım sadece bir yatırım değil, yaşama ve paylaşma felsefemiz oldu.
Müşterimize Sunduğumuz Değer: Tecrübe
Tüm bu meşakkatli serüvenin sonunda bizim 25 yılı aşkın sürede, kayıp ve hatalarla ödediğimiz bedelin karşılığı olan, kanıtlanmış bilgeliği ve en kaliteli ürünü alıyorsunuz.
Bahçemizden çıkan her ceviz, sadece bir meyve değil; yıllarca süren azmin, sürekli öğrenmenin ve doğruyu bulma kararlılığının bir sonucudur.